Sitede Ara
Doktorlarımız
 
 

PNÖMOTORAKS

Göğüs boşluğunda, akciğerlerin bulunduğu alanda, göğüs boşluğunu saran plevra adı verilen zar içinde hava birikmesine ve buna bağlı akciğerin çökmesi durumuna pnömotoraks adı verilir. Bu hava birikimine yol açan en sık neden, akciğerin dış yüzünü oluşturan, visseral plevra denilen zarda oluşan yırtılmalardır.
Pnömotoraks hastalığı ortaya çıkma nedenine göre sınıflandırılır. Herhangi bir dış etki olmadan meydana gelen pnömotorakslara spontan pnömotoraks, bir dış etki sonucu oluştuğunda ise edinsel pnömotoraks olarak adlandırılır. Radyolojik ve klinik bir akciğer hastalığı olmaksızın gelişen pnömotorakslara primer spontan pnömotoraks denilir. Hastada var olan bir hastalığa bağlı gelişen durumlarda ise sekonder pnömotoraks olarak adlandırılır.
1.Primer Spontan Pnömotoraks
Primer spontan pnömotoraks en sık olarak 20’li yaşlarda görülür ve erkeklerde kızlara göre 5 kat daha fazla oranda gelişir. Primer spontan pnömotoraks tespit edilmiş olan hastalar genel topluma göre genellikle daha uzun boylu ve daha zayıf kişilerdir. Sigara içen kişilerde daha yaygın olarak geliştiği tespit edilmiştir. En yaygın nedeni, akciğerin apex denilen üst kısmında bulunan akciğer zarındaki baloncukların patlamasıdır. Bu baloncukların patlaması egzersiz esnasında olabildiği gibi, istirahat halindeki kişilerde de olabilir.
Spontan pnömotorakslı hastalarda görülen ana şikayet, göğüs ağrısı ve nefes darlığıdır. Hemen hemen hastaların tamamına yakınında bu belirtiler vardır. Kalp hızının çok yükselmesi, tansiyon düşüklüğü, dudaklarda morarma gibi şikayetlerin var olması daha ciddi ve acil müdahale edilmesi gereken bir durum olduğunu gösterir.
Yukarıdaki şikayetler ile doktora başvuran hastalarda göğüs röntgeninde çökmüş olan akciğer hattının gösterilmesi kesin tanıyı koydurur. Akciğer tomografisi ile göğüs röntgeninde zor görülebilen pnömotoraks alanı rahatça görülebilir ve aynı zamanda akciğerin yapısı ile ilgili de bilgi sahibi olunmasını sağlar.
Pnömotoraks tedavisinde yapılması gereken; akciğerin bulunduğu alanda biriken havanın tahliyesi ve akciğerin yeniden eski durumuna gelmesi, hava kaçağının kontrolü ve yeniden pnömotoraks gelişme riskinin azaltılmasıdır. Tedavi basamakları ve tercihlerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.
a)Gözlem: Nefes darlığı şikayeti olmayan, sadece tek akciğerde küçük boyutta pnömotoraks hattı izlenen hastalarda; pnömotoraks hattı ilerlemiyorsa, göğüs röntgenleri ile kontrol edilmek üzere takip altına alınabilirler. Bu şekilde herhangi bir müdahale yapılmaksızın pnömotoraks hattı düzelebilir. Hasta en az 24–48 saat süresince hastanede yatarak izlenmelidir. Takip altına alınmış hastalarda 1 haftalık takip süresi içinde pnömotoraks hattı düzelmemiş ve akciğer yeniden eski halini almamış ise akciğer zarının kalınlaşma ihtimali nedeni ile daha büyük bir cerrahi girişimden sakınmak için hastalara hava tahliyesini sağlayacak yöntemler uygulanmalıdır.
b)Tüp Torakostomi: Nefes darlığı şikayeti bulunan hastalarda, göğüs röntgenlerinde pnömotoraks hattının ilerlediği saptanan hastalarda ya da her iki akciğerde pnömotoraks izlenmesi veya karşı tarafta başka bir akciğer hastalığının bulunması durumunda tüp torakostomi işlemi tercih edilir. Bu işlemde göğüs boşluğu içine göğüs duvarından açılan küçük bir delikten özel bir dren yerleştirilir ve göğüs boşluğunda birikmiş olan havanın dışarı tahliyesi sağlanır. Tüp torakostomi bölgesel anestezi ile yapılan bir işlemdir. Primer spontan pnömotorakslı hastalarda hava kaçağı genellikle ilk 48 saat içinde kesilir. Sekonder pnömotoraks hastalarında bu süre daha fazla uzamaktadır. Akciğerin eski haline döndüğü göğüs röntgenleri ile onaylanan hastada dren çekilerek, 24 saatlik takip sonrasında taburcu edilir.
c)Majör Cerrahi Tedavi: Primer spontan pnömotorakslı hastalarda standart cerrahi tedavi; hava kaçağına neden olan akciğerin üst kısmında yerleşmiş baloncuk alanının çıkarılması ve göğüs boşluğunun içini döşeyen zarın aynı bölgeye denk gelen kısmının çıkarılması veya hasarlanması ile akciğerin bu alana yapışmasını sağlamaktır. Yedi günden daha uzun süre hava kaçağı devam eden hastalarda, tekrarlamış pnömotoraksı olan hastalarda, iki taraflı pnömotoraksı olan hastalarda, bir akciğeri daha önce ameliyatla alınmış olan hastalarda, uçak pilotları ve dalgıçlar gibi mesleki tehlikeye maruz kalan hastalarda ve sağlık merkezlerine uzak kırsal alanlarda yaşayanlarda majör cerrahi tedavi uygulanmalıdır. Uygulanan ameliyat; VATS olarak adlandırılan video-yardımlı torakoskopik cerrahidir. Genel anestezi altında, göğüs duvarına açılan küçük deliklerden kamera ve özel el aletleri sokularak yapılan bir ameliyattır. Akciğerin göğüs duvarına belirli alanlardan yapışık olduğu veya akciğerin tamamen söndürülmesine izin verilemediğinden VATS uygulamanın mümkün olmadığı hastalarda Torakotomi denilen açık ameliyat yapılır.

Bir kere pnömotoraks geçirmiş olan primer spontan pnömotorakslı bir hastada tekrar gelişme oranı yaklaşık %20–30 civarındadır. İkinci pnömotoraks gelişiminden sonra ise bu oran %50 ye kadar çıkar. Göğüs boşluğuna özel ajanlar verilerek yapışıklık gelişmesini sağlayan Plöridez işlemi, VATS veya Torakotomi ile yeniden gelişme ihtimalleri ortadan kaldırılmaya çalışılmalıdır.

2.Sekonder Spontan Pnömotoraks
Sekonder pnömotorakslar akciğer ve akciğer dışı birçok hastalığa bağlı gelişebilirler. Genellikle 45 yaş üstü erkek hastalarda görülür. Başka bir hastalığa bağlı geliştiğinden genellikle primer spontan pnömotorakslı hastalara göre daha ciddi ve ağır bir klinik tablo ile hastaneye başvururlar.
Sekonder spontan pnömotoraksın en sık nedeni olarak kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) gösterilmektedir. Tüberküloz (verem) da ülkemizde sekonder pnömotoraks nedenleri arasında önemli bir yer tutmaktadır.
Hastaların hemen hepsinde nefes darlığı şikayeti mevcuttur. Büyük bir bölümünde dudaklarda morarma görülür.
Sekonder Spontan Pnömotoraksa neden olan hastalıkların birkaçı; KOAH, Akciğerin enfeksiyöz hastalıkları (Tüberküloz, Stafilococ pnömonisi…), Kistik Fibroz, Katamenyal Pnömotoraks (menstrüasyon zamanlarında görülür) olarak sayılabilir.
Tedavisi altta yatan hastalığın tedavisi ile birlikte diğer pnömotoraks hastalarının tedavisi ile aynı şekilde yapılır.




İlgili diger fotograflar :

  
ATM dizayn